10 Ekim 2016 Pazartesi

12 YILLIK ESARET


  Hayattaki en acı şey, bir toplumu rengiyle, ırkıyla, diliyle yahut diniyle yargılamaktır. Bu insanlık için çok aşağılayıcı bir durumdur. Mezalim hemen hemen her çağda görülmüş ve görülmeye devam eden bir insanlık suçudur. Ve bu suç toplumlarda, uygarlıklarda tarif edilemez buhranlar ve yaralar açmıştır.
   Filmin ana konusu bu ilk paragraftan yola çıkarak bize bir şeyler anlatmaya başlıyor.Film zaman zaman durağan geçse de bu durağanlık filmin önüne geçmemiş. yani durağan olduğunu düşünüp izlemeye korkan vatandaşlar izleyebilirler çünkü atmosfer ve trajedi izleyiciyi bir şekilde ekran başına kitlemeyi başarıyor.
  Yaratılan atmosferi ben beğendim
   Bunun dışında diyaloglar yerinde oturmuş. trajediler mükemmel bir şekilde yansıtılmış, kölelik psikolojisinin insan ruhunda yarattığı tahribatlar kusursuz bir şekilde verilmiş. Kötüler rolünü çok iyi oynamış ve çok iyi kötü olmuşlar. Eğer bir filmde kötü adamları dövmek hatta öldürmek istiyorsanız bilin ki kötü adam rolünü canlandıran oyuncular hakkını vererek oynamışlardır. Gerçekten de kötü karakterleri bir bir tebrik ediyorum, Kötülüğün ruhunu çok iyi yansıtmışlar ekrana.
Bize de izlemek, yorumlamak ve düşünmek kalmış! Irkçılığın, ayrımcılığın, adaletsizliğin, savaşların, kıyımların  son bulduğu bir dünyayı düşlemek kalmış....

4 Ekim 2016 Salı

GEÇMİŞİN GÖLGESİNDE


Kimi filmler vardır, izlersiniz izlerken etkilendiğinizi düşünürsünüz ama bittikten sonra zaman geçtikçe hafızanızdan silinmeye başlar. Kimi filmler vardır, yıllar geçse dahi etkisi zihninizde kalır. Kelebek gibi uçmaz yahut ispirto gibi kaybolmaz. Zihninizde onu bir yere koyarsınız. Hatta hayatınızın sonuna kadar sizi takip eder. İşte bizler bu tür eserlere gerçek bir yapıt deriz. Bu tür yapıtlarda senaryo ve oyunculuklar kusursuzdur. Hatta bu tür yapıtlar ister istemez oyuncularını ve yönetmenini devleştirir!
American History X tam da böyle bir film. Akıldan çıkmayacak sahnelerle dolu. Her sahne hakkını vererek çekilmiş. oyunculuklar muhteşem. Öfkeli, ırkçı bir gencin hapishaneye girdikten sonraki değişimi ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Faşizme, ırkçılığa, insan haklarına, renk ayrımcılığına karşı eleştirileriyle  kült olmayı başarmış filmin yönetmen koltuğunda İngiliz yönetmen Tony Kaye oturuyor.